El işlerikategori bağlantısını, yer imlerinize ekleyerek, site içi hiyerarşisinde zaman harcamadan güncel konulara ulaşabilir, ilgili kategoriyi sosyal medya hesabınızda imleyebilirsiniz.

17 Ocak 2016 Pazar

Muhabbet Kuşu Maviş Ele Alışırsa

Muhabbet Kuşu Maviş Ele Alışırsa

muhabbet kuşları sesleri

Muhabbet kuşu, diğer kuşlar arasında insana en kolay alışabilen kuş türüdür. Gerçekten de muhabbet kuşları, sabırla ilgilenildiği vakit, evcilleşebiliyor. İlk aylarda sadece parmağa gelip giden muhabbet kuşu maviş, zamanla tam bir oyuncu oldu. Biz bu videoyu çektiğimizde, her ne kadar keyfi olmasa da, ortaya güzel kareler çıktı.

Muhabbet kuşları, sesleri ve ötüşüyle harika hayvanlardan bir türdür. Gerçi biz şu sıralar sultan papağanları ile birlikte bakıyoruz. Şu ana kadar herhangi bir sorun da yaşatmadılar. Gayet iyi anlaşıyorlar. Sultan papağanları, muhabbet kuşları ile birlikte yaşar mı? Diye soracak olursanız evet kuşlarınıza birlikte bakabilirsiniz.

23 Temmuz 2015 Perşembe

Sultan Papağanları ve Muhabbet Kuşları

Sultan Papağanları ve Muhabbet Kuşları

Sultan papağanları ve muhabbet kuşları bir arada yaşayabilir. Tabi ki sultan papağanı ayrı kafeste yaşamalıdır. Ancak aynı ortamda salabilirsiniz. Gözlemlediğimiz ölçüde, muhabbet kuşlarımız, 2 sultan papağanımız ile gayet iyi anlaşıyor. Bunun yanında sultan papağanı hakkında önemli detayları da paylaşmakta fayda var.

sultan papağanları muhabbet kuşları
Sultan papağanının alışması ve ele gelmesi için ne yapılmalıdır?

Sultan papağanı kuşunuz saldırgan davranışlarda bulunmuyorsa, diğer sultan papağanı kuşlarında olduğu gibi en fazla 1 yıl içinde size alışması beklenir. Ancak sultan papağanının ele gelmesi farklı bir olaydır. Sultan papağanının ele gelmesi için, öncelikle elinizden bir şey yiyor olması gerekir. Böylece elinizi bir hedef olarak görmemiş olacaktır. Öncelikle size saldırgan tavırlarda bulunmadığından emin olun. Bazı sultan papağanlarına petshoplarda kötü muamele uygulandığından, hayvan insanı düşman olarak algılıyor. Bu da alışma sürecini uzatıyor. Eğer size saldırmıyorsa, elinizle onun yiyeceği bir şeyler verin. Elinizin ona zarar vermeyeceğini göstermiş olacaksınız. Sonrasında zaten elinize gelmeye başlayacaktır. Ancak bu da zaman alabilir. Tamamen sizin sultan papağanı kuşunuza olan ilginize bağlıdır. Sultan papağanınızla konuşmayı deneyin. Onunla sürekli konuşun, böylece papağanınız size daha çabuk alışacaktır.

Sultan papağanım beni görünce yada ben ıslık çalınca ötüyo bana alıştı gibi. Elime gelmesi için nasıl şeyler yapabilirim?

Bu aşamada işimiz biraz daha kolay. Çünkü bizi görünce ötmesi, yine bizi sahiplendiği anlamına gelir. Eğer biz ıslık çalınca da ötüyorsa, artık sahiplenmenin de ötesinde size iyice alışmış demektir. Tatile çıkacağınız zaman bile onu yalnız bırakmamanız gerekir. Alışma evresini tamamlamış, artık ona yavaş yavaş yakınlaşmayı denemeliyiz. Daha önce elimizle yem vermediyseniz, kabuklu fıstık başlangıç olarak ideal olacaktır. Çoğu sultan papağanı kabuk fıstık için çıldırıyor. Özellikle birkaç tanesini ayıklamadan önüne koyun. Kabuklarını parçalamak onu zamanla eğlendirecektir. Hem gagası içinde faydalı bir yiyecek türü olduğu için her hafta ödül gibi veriyoruz. Bunun yanı sıra kabak çekirdeği ve ay çekirdeğini de ayıklayıp veriyoruz. Bazen birkaç tane badem bile özellikle gagası için harika işe yarıyor. Sultan papağanları kuru yemişlere bayılıyor. Benim önerim kendiniz için 50'şer gramlık farklı farklı alın ve önce birkaç tane onun karşısında yiyin, sizi izlemesini sağlayın, daha sonra da onun önüne koyun ve son aşama da elinizle vermeye çalışın. Gerçekten de çok akıllılar. Sabırlı olun, mutlaka sizin istediğinizi verecektir.

23 Nisan 2015 Perşembe

Bir Dünya Şehri İstanbul

Bir Dünya Şehri İstanbul

istanbul fotoğrafları

Bu video 5 dakikada istanbul'un silüetini gözler önüne seriyor. Hızlandırılmış video (hyper timelaps) tekniği ile hazırlanmış bu istanbul tanıtım filmini, ekibimiz olarak biz çok beğendik.

Konu istanbul olunca, malzeme hiç bu kadar zengin olmuyor tabi. İzlediğiniz andan itibaren, milli duygularınızın kabarmaması elde değil.

Bir dünya şehridir istanbul. Sözün bittiği değil, başladığı yerdir burası. Ayasofya'sından Sultan Ahmet'ine kadar, karış karış tarih kokan bu şehir için bir beş dakikanızı mutlaka ayırın.

22 Nisan 2015 Çarşamba

Sultan Papağanı Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Sultan Papağanı Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Evcilleştiği andan itibaren gerçekten de yaşamınızı eğlenceli bir hale sokan sultan papağanı, her ne kadar jako papağanları kadar olmasalar da çok eğlenceli bir kuş türüdür. Sultan papağanları hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için yazımızın devamını okuyabilirsiniz. Aşağıdaki videoda sarı renkli sultan papağanı erkek, koyu renkli olanı ise dişi sultan papağanıdır.

Cinsiyet Ayrımı Nasıl Yapılır?

Cinsiyet farkını en kolay olarak ötüşlerinden anlayabiliriz. Çünkü erkek dişiyi çiftleşmeye (kızıştırmak için) ikna etmek amaçlı değişik, alçak ve yüksek volümlerde sesler çıkarabilmekte bazen de, ses dizeleri halinde ötmektedir. Eğer sultan papağanınız tek başınaysa, beslenirken tüy yolma sorunu yanında, agresif yüksek ötüşlerin olması gayet normaldir. Sürü içinde böyle ötüşler günlük planlarında vardır. Dişiler erkek türlerine göre çok daha sesiz olur. Arada sırada hafif ötüşler ve karga tipi küçük sesleri dışında fazla gürültülü değildir.

sultan papağanı almadan önce bilmeniz gerekenler

Melez olmadığı taktirde, erkek ve dişi sultan papağanınızı renklerinden ayırt edebilirsiniz. Renklerin netliği ve güzelliği çok daha belirgin olmaktadır.

Erkek mi, yoksa dişi mi, demek yerine kesinlikle çift olarak beslemeyi düşünmeli ve bu yönde karar vermeliyiz. Çift olarak beslendiğinde sorunsuz evcilleşecekler ve tek başına bakıldığında oluşan tüy yolma ve aşırı agresif bağırma gibi anormal davranış bozuklukları da yaşanmayacaktır.

Sultanların ortalama 9 aylık olduklarında cinsiyetlerini belirlemek mümkün olur. Erkek kızıştırma tavırlarına yaklaşık olarak 6. ayında başlamaktadır. Hafif sarkık ve ayrık duran kanatlarla tünekten tüneğe konarak ve değişik tonlarda öterek dolaşmaya başlar. Yerde ise hafif zıplama benzeri hareketlerde bulunarak gezinebilir. Bir dişiye rastlarsa tam kulağının dibinde öterek onu etkilemeye çalıştığını görebilirsiniz.

Tüylerde ise cinsiyet ortalama 9 aylıkken ilk tüy değişiminden sonra anlaşılabiliyor. Tabi bu melez olmayan türler için geçerli. Burada belirleyici olan kafa kısmında ki renkler ve kuyruk altında ve en uzun olan kuyruk tüyü kısmında bulunana enine çizgilerdir. Bu çizgiler erkeklerde bulunmaz, sadece dişilerde görülebilir. Erkeklerin yukarıdan bakıldığında daha enine, dişilerin ise daha yuvarlak bir kafa şekilleri vardır.

Natural renkli cinsleri en kolay ayırt edilebilenlerdir. Erkek cinsin kafa rengi sarı ve yanakta kuvvetli kırmızı nokta bulunur. Dişi türünde ise kafa rengi gri ve yanakta soluk bir kırmızı leke olmaktadır.

Beyaz kafa; aynen ismi gibi beyaz olandır ve yanakta benek yoktur. Burada da dişinin kafa rengi gridir yanakta benek yoktur.

Diğer tür renklerde ise Dna testi veya tavır ve davranışlarına bakılarak cinsiyet ayrımı yapmak mümkün olacaktır. Benekli olan türlerinde ise dişiler ilk tüy değişiminden sonra beneklerini kaybederler. Oysa erkek sultan papağanlarının tüylerindeki benekler kalır.

sultan papağanı evcilleştirme teknikleri
Sultan Papağanlarının Yaşam Alanları ve Genel Davranışları

Sultanlar sürü halinde yaşayan türlerdendir. Bu sürüler o kadar büyüktür ki, gökyüzünü karartacak kadar geniş alan kaplarlar. Tohumla beslenen türler olduklarından, yiyecek arayışı içinde genelde sürü halinde yaşamak tipik bir davranış biçimidir. Sultanlarda bu şekilde Avustralya'nın yeşil alanlarında yiyeceklerini ararlar.

Yiyeceğin bol olduğu bir yerde sürü yumurtlamak amaçlı geçici konaklar. Sultanlar en iyi yumurtlama yeri için kesintisiz kavga halindedirler. Kavgayı en iyi uyku köşesini kapmak içinde yaparlar. Yalnız şu bir gerçek ki, açık alanda yapılan kavgalar kafes veya salmalar da olduğundan çok daha sakin geçiyor ki bu tür yerlerde sadece eş arayışı bile çok sert gaga darbeleriyle yapılan kavgaların çıkmasına sebep oluyor. Geniş sürülerde sayının fazla olmasından dolayı sağlıklı bir hiyerarşi oluşması imkansız olduğu için böyle baskın çıkmalarda oluşmamaktadır.

Sultanlar kendi aralarında hafif dostluklar da kurarlar Hem cinsleriyle tipik davranış biçimleri sergilerler. Örneğin kafa kaşıma, öpüşme, sokulma vb. gibi. Diğer erkeklerle yapılan bu davranış değiş tokuşu, onlara hem örnek almaları açısından, hem de çiftleşmelerinde gerekli olan tohum bezelerinin aktifleşmesi açısından önemlidir.

Sultanlar çok sosyal hayvanlardır ve mutlu olabilmeleri için mutlaka türdeşlerinin varlığına ihtiyaç duyarlar.

Genelde sultanlar monogam (tek eşli) canlılardır.

sultan papağanları

Sultanların Avustralya'nın geniş alanlarından oluşan doğal ortamları çok zorludur. Yaşam ortamları yarı çöller, stepler, çalılıklardan ve açık okaliptüs ormanlarından oluşur. Yağmur zamanlarında buralar onlara yumurtlamak için oyuklar sunarlar.

Yağmur zamanlarına denk gelen yumurtlama süresi dışında sultanlar, tam bir göçebe hayatı yaşarlar. Çünkü yaşadıkları iklim dolayısıyla yiyecek kısıtlı olduğundan, kısaca sürekli yemeğinin peşinde koşarak zamanlarını geçirirler.

Sulak bölgelerde kısıtlı olduğu için genellikle bu tür yerlerde konumlanırlar. Bu bölgelerin su oranı daha yoğun olduğundan sabah ve akşamları ziyaret ederler. Gündüz yoğun sıcaktan dolayı yarı kuruyan su birikintileri, gece düşen ısı ve sabaha karşı oluşan çiğ ve nem sayesinde daha çok olmaktadır. Bu nedenle, aslında ihtiyaçları kalmamış olsa bile, ev ortamında beslediğimiz kuşlar genelde sabah ve akşamları yemek yerler.

sultan papağanı

Yemekleri sürü halinde yenir. Koloni şeklinde yaşam tarzı gereği bu durum sosyal konumu güçlendirdiği gibi, çiftleşmek için gerekli ortamı da sağlar. Böylelikle en iyi gıda iklim değişmeden bolca alınmış olur. Kalabalık olmalarının bir yararı da, düşmanlardan daha rahat korunmalarını sağlamaktadır.

Bunlara ek olarak beraber yemek yemenin bir faydası da, bulundukları kurak ve tehlikeli iklimde hayatta kalmalarını ve nesillerini devam ettirebilmelerini kolaylaştırmasıdır.

Evlerinde kalabalık sultan besleyenlerin çoğu zaman gözlemleyebileceği bir durumda, biri daima çevreyi kolaçan ederek önden su ve yemliğe gider ve diğerleri onu takip eder. Bir tanesi ürküp kaçmaya/uçmaya başladığı anda diğerleri de hemen onu izler, tehlike geliyor anlamında ve tüm sürü tekrar birleşip bir yerde toplanana kadarda uçarlar.

Esarette ki kuşun harekete ihtiyacı vardır.

Yem ve su kapları, uçarak (veya en azından tırmanarak) ulaşabileceği bir yere konmalıdır. Burnunun dibinde duran ve sürekli dolu olan yem ve su kapları esarette ki kuşlara doğal ortamda ki hareketi maalesef sunmamaktadır.

Aşağıdaki resimde, sultan papağanının esnediğini, uyku vaktinin geldiğini gözlemleyebilirsiniz.

sultan papağanı fotoğrafları
Sürü Davranışları, Eşleşme ve Sosyal Bağları

Tipik davranışlar genelde tehlike anlarında gözlemlenir. Bir tanesi aniden havalandığında diğerleri de kaçınılmaz bir şekilde onu takip ederler. Biri bağırmaya/ötmeye başladığında, diğerlerinin algıladığı bu tiz ses ve arayış çağrısı sonucunda, onlarda aynı davranışı anında tekrarlarlar. Sürü sabah uyanır uyanmaz tiz seslerle birbirlerine seslenmeye başlarlar herkes hala burada mı ben buradayım ve gün akışında olan haberleri aktarırlar. Beraberce yeni doğan günü selamlar ve yiyecek arayışı için toplanmaya çağırırlar. Akşam aynı ritüel devam eder ve gece konaklama çağrıları yapılır.

Bir kuşun havalanması potansiyel tehlike işareti olarak algılandığından, diğerleri de hemen ona uyarak sürünün kalabalık korunmasına sığınarak uçarlar. Evinde 4 veya daha fazla sultan besleyen bunu gözlemleme şansına sahiptir. Ama 2 tanede bile, bu davranış çoğu zaman bariz göze çarpar. Zaten kesin bir yönetim biçimi olamasa bile gözlemlenen şudur ki, bir kuş daima başı çeker, birbirleriyle iyi geçinen sultanlarda olduğu gibi (dikkat ederseniz fark edersiniz ki her şeyi daima birlikte yaparlar)... Sürüde bir sultan temizleniyorsa diğerleri de temizlenmeye başlar.

Kavga etmek ve birbirini kızdırmak onların doğal sosyal yaşamının bir parçasıdır. Birbirlerinin peşinde hoplayıp dururlar. Birinin oturduğu yerde diğeri de oturmak ister. Bu davranış biçimi daima ve süreklidir. Bu nedenle aralarında genelde ufak zararsız kavgalar çıkar . Bazen birinin kuyruğu ulaşım alanındaysa çekilir ya da en sevilen ısırma yeri olan ayaklara saldırılır. Bu ayak ısırma davranışını dişiler, erkeklerin dikkatini çekmek için de yaparlar. Bu kızdırma aslında genelde göründüğünden daha zararsız ve acı vericidir.

Kaşıma

Sultanlarda en sevilen davranıştır.Yalnız bu sadece çiftleşme işareti olarak algılanmamalı yani bu daima karşı eş arayışı davranışı değildir. Aksine erkekler de birbirini kaşımayı severler. Bu davranışta genelde kafa aşağıya eğik olur ve bir diğeri gagasıyla kafa ve yüzü kaşır.

Karşılıklı Yem Yedirmek

Bu da sık rastlanan bir davranış biçimidir. Yenmiş olan yem püre şeklinde kursaktan geri gelir ve eşin gagasından ağzına kusulur. Yalnız bu şekilde erkek-erkek, dişi-dişi ve erkek-dişi de birbirini yemler. Aslında bu davranış biçimi genç yavru kuşların beslenmesi için yapılır. Muhabbetlere kıyasla sultanlarda eşler, beraber kuluçkaya yatar ve yavruları beraber beslerler. Çoğu zaman eşleşme ile ilgisi olmayan uzun süren bağlar oluşur ebeveynler ve çocuklar ve/veya kardeşler arasında. Bunları ayırmak bu durumda imkansız olur. Böyle durumlarda da karşılıklı yemlemek gözlemlenir.

sultan papağanı bakımı
Kızışmak

Kızışmak kavramından anlaşılan şudur ki; erkek kuşun dişi kuşa kur yapması. Böyle zamanlarda erkek kuş kanatları aşağı sarkmış ve değişik tonda sesler (ötüşler) çıkararak dişi kuşun etrafında mağruru bir edayla tur atar. Erkek kuş tipik kur yapma tavırlarına 6 aylıkken başlar.

Ağaçkakan Gibi Gagasını Sert Zeminlere Vurması:

Ve buna ek olarak ta yerde bir adım öne zıplar. Eğer bir dişiye rastlarsa onu tam kulağının dibinde yüksek tonda bir ötüşüyle etkilemeye çalışır.Dişiler daha nadir ve daha az değişik tonlarda öterler. Eğer bir dişi erkeği kabul etmişse yere çöker gibi iyice yapışır ve kendini iyice düzleştirerek erkeğe kabul ediyorum sinyali verir. Sessizce ötüşmeler başlar ve daha yüksek olan tonlarda ötüşler ile erkek gaza getirilir. Dişi erkeğin üstüne doğru koşarak, onu iterek ve kendisini yere yapıştırarak erkeği kızıştırır.

Bazen de erkeğin davranış biçimini taklit eder. Kızışmada birde gagalaşmak ve yemlemek yapılır. Çiftleşme aşaması aynı zamanda üçlü aşamada deniyor bu nedenle her zaman bu 3 davranış olarak uygulanmaya da biliyor çünkü erkek kuşlar genelde sıkça bu davranışları yapıyorlar. O anda dişinin yumurtlamaya hazır olup olmaması da çok önemli olmuyor. Bu şekilde diğer dişilere kendilerini gösteriyor ve sürüdeki en iyi erkeğin kendileri olduğunu anlatmaya çalışıyorlar.

Uyku zamanı ve Şekerleme yapmak

Sultanlar gün içinde de kısa süreli uyur veya uyuklarlar.Uyurken kafalarını geriye kanatlarının arasına sokarlar ve bir ayaklarını görünmeyecek şekilde tamamen yukarıya çekerler. Uyuklarken daha çok tüylerini kabartırlar ve gözler yarı açık veya kapalı olarak duru bazı kuşlar kanatlarını hafifçe aşağıda sarkıtırlar. Çoğu zaman hafifçe kendilerince sesler çıkarır veya gagalarını (alt ve üst gagayı) birbirine sürterek durular. Bazen de uyuyan sultanlar kafalarını bir dala veya duvara yaslar.

Gagasını Birbirine Sürtmek

Üst ve alt gaga birbirine sürtülür hafif bir gıcırtı çıkar bu arada bu rahat olmanın keyfinin yerinde olduğunun ve dinlenmede olduğunun ifadesidir.

Temizlik zamanı ve Tüy bakımı

Sultanlar zamanlarının çoğunu tüy bakımı yaparak geçirirler. Çünkü kaçış başarıları sağlıklı bir tüy bakımına bağlıdır. Kuyruk sokumlarında bulunan ve kuyruk sokumu bezesi denilen bir bezeden aldıkları yağlı maddeyi, gagasını sürter ve aldığı bu maddeyi tüm tüylerine dağıtır. Böylece bu tüyler güneş ve yağmura karşı mükemmel bir koruma sağlar.

Ama bazen de kuşlar tedirgin edici hoşa gitmeyen ortam ve/veya durum karşısında da tüyleriyle uğraşırlar. Böylece bu durumu görmemezlikten gelmeye çalışırlar. Bu görmemezlikten gelme davranışı ile özel durumlarını potansiyel düşmandan ve kızışmış bir eşten saklamış olurlar.

Kemirme

Sultanlar tam kemirgen hayvanlardır. Bunun için çok uygun olan gagalarıyla buldukları her şeyi kemirmekten büyük keyif alırlar. Onların bu güdüsünden hiçbir şey korunma altında değildir, duvarlar, duvar kağıtları, kitaplar, perdeler, çerçeveler vb. ya bu durumu hoşgörüyle karşılar ve onlara zarar verebilecek zehirli olabilecek veya önemli evraklarınızı ortadan kaldırırsınız.

Taze dallar, kraker, ağaç kabuğu, şişe mantarı vb. gibi ikramlar esaret altında olan sultanlara bu güdülerini yaşama imkanı vereceğinden bunlar vermek çok önemlidir. Aynı zamanda bu sayede sağlıklı ve yaşamı için gerekli besleyici maddeleri de almış olurlar.

Oyunları

Sultanlar çok oyuncudurlar ve zillerle, topla, salıncak veya benzeri oyuncaklarla oynamaya bayılırlar. Doğal olan oyuncaklardan aldıkları keyif çok daha büyük olduğundan dallardan, iplerden ve işlenmemiş tahtalardan yapılan oyuncaklar onlar için çok uygun ve mutluluk verici olacaktır.

Sultanlar ve Muhabbetler Arasındaki Farklar

Bu iki tür aslında bir arada beslenerek bakılabilir. Fakat şu da bir gerçektir ki, muhabbetler sultanlara kıyasla daha hareketli sevecen kuşlardır. Bu da ortamı huzursuz etmelerine sebep olur. En zor olan da eğer aynı ortamda üretiliyorlar ise ortaya çıkar. Çünkü muhabbetler kendi yumurtlama ve sultanların yumurtlama evrelerinde agresif olacaklardır.

Bir sultan ve muhabbet tekil olarak bir arada asla beslenmemelidir!

Sultan Papağanı Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler
  • Alerji veya benzeri durumlar; evde yaşayanlarda alerji veya benzeri bir durum var mı?
  • Kuşlar ufak tüyler dökerler ve bu da alerjik reaksiyonlar ve solunduğunda problem yaratabileceğinden özellikle yatılan odada beslenmeleri kesinlikle sakıncalıdır.
  • Sultanlar oyuncak değildir özellikle çocuklar için uygun değildirler, çünkü sultanlar elle oyuna gelmez ve ellenmekten fazla hoşlanmazlar.
  • Daima çift olarak bakılmalıdır. İnsan kesinlikle ona bir eş olamaz .
  • Bunlar kafes kuşları değildir mutlaka; 100 cm x 50 x 100 cm ölçülerinde salma kafeste beslenmelidir .
  • Kafeslerinin etrafını kirletebilir. Alırken mutlaka dikkate alın.
  • Daima temiz su ve yem vermelisiniz
  • Vitamin ve mineral takviyesi yapmalısınız.
  • Tatilde iseniz 2 gün idare edecek miktarı tedarik etmelisiniz 1 günlük geziler sorun olmaz ancak daha uzun seyahatlerinizde mutlaka bir başkasına emanet edilmelidir.
  • Kafes, salma altı daima temizlenmeli ve mümkünse kuş kumu konmalıdır (yoksa talaş, kuş toprağı deniz kumu, çim samanı da olabilir). Bu daima değiştirilmeli ki bakteri oluşmasın. Tünekler de sık aralıklarla sıcak suyla yıkanmalı yem kapları daima temiz tutulmalı ve artık yemler günde 2 kere atılmalıdır.
  • Sultanlar oyalanmayı değişikliği severler o yüzden buna zaman ayırmalı sizin olmadığınız zamanlarda meşguliyet olacak ağaç tünek dallar veya oyuncakları olmalıdır.
  • Sultanlar çok zekidir fakat kendilerine kural koyulmasını sevmezler. Genel olarak konuşmayacaklardır fakat tek tük kelime öğretme şansınız var fakat buda epeyi bir uğraş ve zaman alır. Sultanlar ötüşü güzel (kanarya gibi) kuşlar değildir daha çok bağıran ve gürültücü bir türdür ve komut üzerine de susmazlar.
  • Bir sultan iyi hallerde 20 sene yaşayacaktır.
Sultan Papağanının Evdeki İlk Günü

Bir süre kafesinden uzak durun.Bu görünmez olacağız anlamına gelmemeli tabi ki. Salma veya kafese 2 metrelik mesafe kalacak şekilde sakince (dikkatli) yaklaşmalıyız. Kafes sizin ona tepeden bakacağınız veya size tepeden bakacağı bir şekilde değil de göz hizasında monte edilmeli (konulmalı). Sakin ve sevecen bir ses tonuyla konuşmalıyız sultanımızla. Bağırmak veya abartılı yüksek ses tonunda konuşmak kesinlikle yanlış nitekim sultanın etkilenip kaçacak alanı yok.

Sultanlar kesinlikle günlük yaşam alanında bulundurulmalıdır. Çünkü böylelikle nerede olduklarını ve bu aileye, ortama, kimlerin dahil olduğunu daha çabuk kavrayacaklardır. İlk etapta çocukları uzak tutmakta fayda var çünkü bunlar bilinçsiz olduğundan kafesin üstüne vurabilirler ve buda sultanlarda şok etkisi yapabilir.

Günlük yem ve su tazele işlemi mümkünse ilk zamanlar hep aynı kişi tarafından yapılmalı ve hatta bu kişi hep aynı renkte (veya aynı) kıyafetleri giymeli böylece şahsı tanımaları ve her seferinde yadırgamamaları sağlanmış olacaktır.

Bir süre ortamı tanıyıp alıştıktan sonra, oda içinde serbest bırakabilirsiniz.

Serbest bırakıldıklarında dikkat edilecek hususlar:
  • Camlar kapalı olmalı
  • Zehirli olabilme ihtimaline karşı oda bitkileri (salon çiçekleri) çıkarılmalı
  • Ortada varsa kablo veya benzeri şeyler kapatılmalı.
  • Perdeler (takılma ihtimali için) düzeltilmeli.
  • Dolap arkaları boşluklar kontrol edilmeli.
  • Çekmeceler kapatılmış olmalı
  • Kutu vb şeyler kapatılmış olmalı
  • Kül tablaları kaldırılmalı
  • Varsa sinek veya benzeri hayvan tuzakları kaldırılmalı
  • Banyo tuvalet kapıları kapatılmalı; klozetler tehlikelidir çünkü.
  • Geniş cam alanlara mutlaka uyarıcı yapışkan konulmalı ki uçarken bunlara çarpmaları önlenmiş olsun.
  • Kafese geri dönmeleri açısından dışarıda ulaşabilecekleri bir yere yem konulmamalı.

Çoğul beslendiklerinde bile sultanları ele alıştırmak ehlileştirmek gayet mümkündür. Önemli olan kuşun güvenini kazanabilmektir çünkü böylece acil durumlarda hastalıklarda veya davranış bozukluklarında müdahale imkânı olabilecektir. En iyi alıştırmada sevilen bir yem vb ikram etmek olacaktır. Ufak parçalı ikramlar ele alışmayı daima kolaylaştırır böylece kuş elin kötü olmadığını kavrar...

Yem Kavramı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Mineraller ve Öğütücüler

Sultanların kaslı bir mideleri vardır bu nedenle de yediklerini öğütebilmek için mineral öğütücülere/taşlara ihtiyaç duyarlar. Bizlerin anlayacağı kavramda mide asitleri yoktur. Mide bir sıvı salgılar ve bu sıvı salgılandıktan donarak bir sürtünme alanı oluşturur bunla beraber mineral taşları ile yem öğütülmüş olur. Bu yüzden mutlaka minareler, deniz kabukları mürekkepbalığı kemiği gibi şeyler yeme karışık veya ayrı olarak verilmelidir.

Günlük yem (Karışım Yem) Ne Anlama Gelir?

Tek tip denen yem piyasada satılan veya kendiniz karışım olarak hazırladığı karma yemdir. Ve sultanlara her gün verildiğinde yeterli olandır.

Ek Besin Ne işe Yarar?

Bu değişiklik olsun diye verilen yiyecekler anlamına gelmektedir. Tek verilen tohumlar, dal darı yanı sıra karışım olanlarda vardır.

Yem Eklentisi Ne Demektir?

Bu kelimeden de anlaşılacağı gibi yeme eklenen türlerdir. Yani suya eklenmesi gereken vitaminler, yapılandırıcı geliştirici ürünler ve çimlendirilmiş tohumlar.Yalnız unutmamamız gereken önemli noktada günlük düzenli verilmesi gereken taze yeşil sebze ve meyvelerdir.

Çerezler

Piyasada değişik çeşitlerde çerezler bulmak mümkün faka biz bunları içerik olarak verilen meyve ve tohum oranları düşük ve sağlamlaştırmak için kullanılan şeker oranı yüksek olduğundan önermiyoruz. Bu tür çerezleri çubuk veya krokan şeklinde kendinizin evde yapması ve böylece içeriği sağlıklı bir şekilde ayarlaması gayet mümkün. Bu tür çerez sunmak gereklidir sultanlara çünkü böylece yemi yemek için uğraşır ve bu uğraş esnasında hem eğlenir hem de hareket halinde olur birde bunun yemini diğerlerine karşı müdafaa et duygusu açısından da önemi büyüktür. Yalnız dediğimiz gibi bunlar ara sıra verilen yemler gurubundadır.

Su ve İçme Suyu

Su günlük taze olarak verilmelidir. Ve verilen kaplar kolay temizlenen cinsten -cilalanmış seramik, porselen veya çelik kaplar olabilir. Yem içine karıştırılması dışında verilmesi gereken vitamin, güçlendirici, minareler vb suya da katılabilir hem böylece gün içinde eşit oranda alımları da sağlanmış olacaktır.

Banyo

Sultanlar banyo yapmayı çok severler bu nedenle de bu imkan onlara sıkça verilmelidir. Bunun için piyasada satılan hazır banyolukları kullanabilir, evde olan uygun bir kaptan faydalanabilirsiniz. Ayrıca satılan sprey aletlerinden de bu işlem için faydalanmak mümkün, spreyle gözlerine ve kulaklarına dikkat ederek (yağmur yağar gibi) sultanınızı her gün veya haftada en az 2 kere düzenli sprey sıkabilirsiniz. Banyo suyu olarak ılık duru su kullanılmalı sadece ve banyo sonrasında da kuş kendi halinde kuruyabileceği mümkünse şayet güneş alan bir köşeye konmalı. Özellikle banyo saatleri öğlen ortamı sıcak/ılık olduğu zamanlarda yaptırılmalı ki kuş ıslak kalıp hastalanmasın ve kurusun. Kış aylarında havaların daha soğuk olduğu zamanlarda ise banyo yaptırmadan önce oda ısısı mutlaka kontrol edilmeli ve kuşun kuruyabileceği üşütüp hasta olamayacağı bir şekilde ayarlanmalıdır.

18 Mart 2015 Çarşamba

Asırlık Destan Çanakkale Zaferi 101. Yılında

Asırlık Destan Çanakkale Zaferi 101. Yılında

yüzyıllık destan çanakkale

Sen hiç Şüheda'nın sesini duydun mu? Yüzyıllık destana, bu sese, Çanakkale'ye, bu haykırışa kulak ver. Çünkü burası Çanakkale! Osmanlı'dan arta kalan son kale, Türkiye... Muhteşem tanıtımı ile, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arif Nihat Asya'nın eseri Dua şiirini okudu. Çanakkale Şehitliği'nde tamamı şehit düşen 57. Alay'ın sabah namazından sonra Anzak askerlerini karşılama anları...

  • Salim oğlu Salih, Antep... Emret komutanım!
  • Kadir oğlu Mehmet, Afyon... Emret komutanım!
  • Ahmet oğlu Abdurrahman, Manisa... Emret komutanım!
  • Feyzullah oğlu Mustafa, Kalecik... Emret komutanım!
  • Bekir oğlu Ömer, Elaziz... Emret komutanım!
  • Hasan oğlu Osman, Burdur... Emret komutanım!
  • Salih oğlu Abdullah, Mardin... Emret komutanım!
  • Kerim oğlu Mehmet, Çanakkale... Emret komutanım!
  • Anton Nicola, İstanbul... Emret komutanım!
  • Mahmut oğlu Mustafa, Zile... Emret komutanım!
  • Hüsnü oğlu Yakup, Edirne... Emret komutanım!
  • Çolak İbrahim oğlu Musa, Nevşehir... Emret komutanım!
  • Ali oğlu Mustafa, Kars... Emret komutanım!
  • Yusuf oğlu Musa, Kerkük... Emret komutanım!
  • Fakir oğlu Şakir, Erbil... Emret komutanım!
  • Bekir oğlu Abdullah, Çorum... Emret komutanım!
  • Şamil oğlu Ragıp, Sakarya... Emret komutanım!

Çanakkale Savaşı'nda; Mehmetçiklere komutanları tarafından binlerce emir verildi. Bu emirlerin hepsi harfiyen yerine getirildi. Yüz yıllık destan, Çanakkale Zaferi'nin 101. yılında Şehit ve Gazilerimizi, rahmet ve minnetle anıyoruz!

Dua

Biz, kısık sesleriz.
Minareleri sen, ezansız bırakma, Allah'ım!
Ya çağır şurada bal yapanlarını;
Ya kovansız bırakma, Allah'ım!
Mahyasızdır minareler.
Göğü de kehkeşansız bırakma, Allah'ım!

Müslümanlıkla yoğurulan yurdu,
Müslümansız bırakma, Allah'ım!

Bize güç ver.
Cihad meydanını, pehlivansız bırakma, Allah'ım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah'ım!
Bilelim hasma karşı koymasını,
Bizi cansız bırakma, Allah'ım!

Müslümanlıkla yoğurulan yurdu,
Müslümansız bırakma, Allah'ım!

Yarının yollarında...
Yılları da Ramazansız bırakma, Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma, Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız,
Ve vatansız bırakma, Allah'ım!

Müslümanlıkla yoğurulan yurdu,
Müslümansız bırakma, Allah'ım!

Arif Nihat Asya

13 Eylül 2014 Cumartesi

Blog ve Youtube Kanal Sahiplerine Duyuru

Blog ve Youtube Kanal Sahiplerine Duyuru

Merhaba ben Rümeysa Osmanoğlu,

www.ceyizlikelisleri.com blogunun ve www.youtube.com/ceyizlikelisleri kanalının sahibiyim. Bu duyuru, orjinal içerik yükleyen ve kendi kitlesini oluşturmuş blog veya youtube kanal sahiplerine açık bir çağrıdır.

Son zamanlarda google arama motoru çeşitli güncellemeler yaptı. Bunlardan en önemlisi ve biz orjinal içerik sahiplerini ilgilendiren kısmı telif haklarıdır. Google güncellemesine göre, telif hakları artık çok daha katı politikalara sahip olacak.

Youtube dahil olmak üzere içeriğinin haklarını talep eden kullanıcılar, hem arama motorlarında hemde blogger alt yapısını kullanıyorlar ise, blog search ve varsa youtube sıralamalarında potansiyel olarak daha üst seviyede olacaktır.

İçeriğinin çalınmasını hazmedemeyen ve buna çözüm arayan blog sahiplerine telif hakkı konusunda dayanışma ve iş birliği öneriyorum. Eğer kabul ederseniz, bu iş birliğinde, karşılıklı olarak çalıntı yapılmış bir konu yada fotoğraf video gördüğünüzde bildirmeniz yeterli olacaktır.

Örnek olarak; bir youtube videosunun  00:30 - 00:35 saniyeleri arasında www.ceyizlikelisleri.com ibareli parçamız kalitesiz bir kanalda görüntülenmiş olabilir. Bu ve bunun gibi çalışmaları dmca aracılığı ile https://www.youtube.com/copyright_complaint_form adresinden telif hakkı bildirimi yapmamız için, bize içeriğin bulunduğu linki bilgi@ceyizlikelisleri.com e-posta adresimizden gönderebilirsiniz. Biz Çeyizlik Elişleri Elegance of Crafts ekibi olarak 24-48 saat arasında youtube ve google sıralamasından bu içeriğin kaldırılması için gereken bildirimi yapabiliriz.

Bunun sonucunda https://www.youtube.com/watch?v=CzSGneIoMq0 buradaki gibi içeriğimizi çalan kişinin yayınlamış olduğu video yada blog sayfa bağlantısı kaldırılacaktır.

Bu dayanışma çerçevesinde benzer olarak bize belirttiğiniz, blogunuzun adresini gördüğümüz her türlü fotoğraf yada video linkini sizinle paylaşabiliriz.

Bu dayanışma, biz orjinal içerik üreten kadınların çalışmalarını google üzerinde daha da itibarlı hale getireceğini bilmenizi isterim.

Bu işbirliğini kabul ediyorsanız, bize e-mail aracılığıyla yada bu sayfanın altında bulunan iletişim formunu doldurarak ulaşmanız yeterli olacaktır.
çeyizlik elişleri elegance of crafts youtube
Dijital Bin Yıl Telif Hakkı Yasası'nın getirdiği özgürlükten faydalanmanız dileğiyle.

İyi çalışmalar dilerim.

9 Ağustos 2014 Cumartesi

10 Ağustos Milletin Adamı Seçiliyor!

10 Ağustos Milletin Adamı Seçiliyor!

Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerine saatler kaldı. 10 Ağustos'ta Türkiye, Milletin Adamı'nı seçiyor! Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş. Sonuçları heyecanla bekliyoruz ama yine de oy vermeden önce şunları bi düşünmekte fayda var!

recep tayyip erdoğan seçim

2003 ve 10 Ağustos 2014. Bu süreçte bir uçak düşünün. Bir dağa çarpmış, parçalara bölünmüş, enkazı etrafa dağılmış. Bu 11 yılda biz, milletçe, devletçe, hükümet ve başbakanın liderliğinde biz bu uçağı topladık. Uçağı pistin başına getirdik. Artık bu uçak kalkacak ve uçacak. Ama bu uçağın uçması için, kaptan pilot koltuğuna, bu parçaları toplayıp birleştiren halktan birinin oturması gerekiyor. 10 Ağustos, kaptan pilot koltuğuna, o uçağın içindekilerin kaderini çizecek, o koltuğa halkın içinden birinin oturtulacağı tarihtir.

Eski reklamlardan hatırlarsınız Sümerbank gibi öyle taa 33'ten gelecek biri değil. Çünkü öyle 33'lerden gelecek biri olsa, yine o uçağı yere çakacak, çünkü onların görevleri yıllardan beri hep oydu. Onlara göre bu uçağın uçmaması lazım. O küresel yapılar ve onların içindeki uzantılarının menfaati göre bu uçak, hiçbir şekilde bırakın uçmayı, parçalarıyla bile bütün olmamalıydı. Yine onlara göre derhal motorlarının sökülmesi lazımken, şimdi ise 11 yılda binbir zorluk ve engellemelerle bu uçak toparlandı. 2014 mart seçimlerinde motorları takıldı. 10 Ağustos tarihi ise bu uçağın kalkacağı şanlı bir gündür!

10 Ağustos yeni Türkiye'nin kaderinde son dönemece girilirken, 1699 yılında elimizden alınıp yere düşürülen bütün sancakların, Çankaya Köşkü'ne dikileceği gündür! Sadece Türk bayrağı değil, bütün sancakların! 10 Ağustos bu ülkenin insanlarının, Çankaya Köşkü'nü milletin evi yapacağı gündür! 11 yıllık bağımsızlık mücadelesi yeni başlıyor. Evet herşey şimdi yeniden başlıyor! Yeni Türkiye'de yeniden bir ekonomi kurulacak... Haydi Türkiye safını belli etme zamanı!

türkiye seçim zamanı recep tayyip erdoğan tayyip erdoğan meclis konuşmaları recep tayyip erdoğan wallpaper

12 Temmuz 2014 Cumartesi

Sultan Papağanımız Kemirmeye Başladı, Ama?

Sultan Papağanımız Kemirmeye Başladı, Ama?

sultan papağanı fotoğrafları

Daha önce sultan papağanı nedir, kimdir ve bakımı hakkında bir yazı hazırlamıştık. Bir de video eklemiştik ki, My Happy Cockatiel Birds isimli videomuz 40 bin küsür izlenim almıştı. Her ne kadar 19 beğenmeyen çıksa da, biz bu videomuzu da, papağanlarımızı da çok seviyoruz. Öyle ki, şimdilerde Limon, yani sarı renkli erkek papağanımız, yoğun bir kemirme dönemine girdi. Bu normal bir durum tabi ki, ancak dişi olanı tuhaf bir alışkanlık edindi. Hoş biz bu alışkanlığı nasıl edindiğini anlayamasakta, (çünkü kafes içinde kemirebileceği yumuşak plastik obje yok) o, aşağıdaki videoda göreceğiniz üzere çılgınca yumuşak plastik kemirmek istiyor.

Oysa Limon, yer fıstığına bayılıyor ve kabuklarını parçalamazsa bir müddet bize küsebiliyor. Odunsu bitkilerin kabukları, elbette papağanların gagaları için harika bir araç. Böylece gaga alıştırması, gaga taşından çok daha rahat uygulanmış oluyor. Lakin bu plastik sevdası nerden geldiyse, biz videomuzun yavaşlatılmış halini izlerken, sultan papağanının dilini görünce çok şaşırdık. Normalde esnemelerini beklemek gerekirken, hedefe ulaşmak için dilini hareket ettirmek zorunda kalmıştı. Bize bu açı farklı geldi ve bu sebeple paylaşmak istedik.

28 Nisan 2014 Pazartesi

Youtube Videolarımızı İzleyemiyorsanız Lütfen Okuyun

Youtube Videolarımızı İzleyemiyorsanız Lütfen Okuyun

Son zamanlarda gelen tib erişim engelleri ile youtube açılmıyor ve kanalımızdaki videoları izleyemeyen ziyaretçilerimiz için, dns değiştirme yöntemini ve güncel dns bilgilerini burada paylaşmayı uygun gördük. Youtube ne zaman açılacak diye beklerken, dns ayarları ile çözüme ulaşabilirsiniz.

Uygulamanızı önerdiğimiz dns bilgileri;

Comodo Dns 8.26.56.26
8.20.247.20

Open Dns

208.67.222.123
208.67.220.123

Bu dns ayarları değiştirilmediği takdirde, aşağıdaki uyarı ile karşılaşıyoruz.

Bu internet sitesi (youtube.com) hakkında 5651 sayılı kanunun 8. Madde 1. fıkra (b) bendi ve 4. fıkrası uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından İDARİ TEDBİR uygulanmaktadır. (The ADMINISTRATION MEASURE which has been taken for this website (youtube.com) based on the subparagraph 4 and 1/b of article 8 of Law Nr. 5651 has been implemented by "Telecommunications Communication Presidency".)
Peki dns ayarları nasıl değiştirilir?

Yöntem 1: Modeminizin kontol paneline erişmelisiniz. Bunun için modem arayüzüne ulaşmalısınız. Aşağıda örnek olarak Airties marka modem ile 192.168.2.1 arayüzü ile İnternet menüsünden, Dns ayarı kısmına geldiğimizde, yukarıda paylaştığımız dns bilgilerini girdikten sonra kaydet diyoruz. Sizde modeminizde Dns ayarları menüsünü bularak benzer işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Bu seçeneğin, 2. seçenekten farkı, tüm bilgisayarlara dns ile youtube erişimini açmış olacaksınız. 2. kısım sadece bilgisayara erişimi açacaktır.
youtube erişim yasağı ne zaman açılacak

7 Mart 2014 Cuma

Bankalarda Unutulan Paralar İsim Listesi

Bankalarda Unutulan Paralar İsim Listesi

Gerçekten de trajikomik bir konu bu. Türkiye bankalarında unutulan 10 Türk Lirası altı ve 50 Tl üzeri toplamda 254 bin hesap bulunmakta. Ve bu banka hesaplarındaki unutulmuş paraların toplamı 31 Aralık itibariyle 119 Milyon Tl, eski parayla 119 trilyon. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, 15 Haziran 2014 tarihine kadar hesap sahiplerine zaman tanıyor.

Kuruş olarak bu konuya baktığımızda, 2014 itibariyle 4 Milyar Tl'ye yakın bozuk paramız bulunuyor. Ve bu madeni paraların değeri 1 Milyar 500 bin olarak hesaplandı. Hani 1 kuruş deyip geçeriz ama kişi sayısı arttıkça unutulmuş para miktarı da 119 milyonu buluyor.

17 Şubat 2014 Pazartesi

Sizin için 1 Kapak, Onlar içinse Özgürlük

Sizin için 1 Kapak, Onlar içinse Özgürlük

Bir an için kendinizi tekerlekli bir sandalyede düşünün. Şu an ne hissettiğinizi biliyorum. Sizin düşünmeye cesaret edemediğiniz o tekerlekli sandalyeyi, onlar hayal bile edemiyorlar! Ve sen onların kaderini değiştirebilirsin! Evet sen yapabilirsin! Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'nin yürütmüş olduğu kampanyaya yürekten katılarak, onların kendileri seçmediği bu kaderlerinde yanlarında olabilirsin! Kim bilir uzatacağın bu yardım eli bir gün sana dönebilir?

engelli kardeslerimize yardım logosu

19 Ocak 2014 Pazar

Mart Ayı Öncesinde...

Mart Ayı Öncesinde...

türkiye seçim sandığı
recep tayyip erdoğan
Milli birlik ve beraberliğimize en çok ihtiyaç duyduğumuz şu dönemde, müslüman olmanın verdiği mutluluk, bu topraklarda yaşama sevinci ve 100 yıl sonra giderek birbirine kenetlenen yurdum insanı artık geleceğine daha emin adımlarla koşuyor. Mart ayı öncesinde bu konu hepimizi ilgilendiriyor. Gerçekten de birileri tarafından, 3 günlük hafızayla yaşamaya zorlanıyoruz. Yine de bu konuyu okumaya devam ettiğinizde ve şu görüntüleri izlediğinizde, eğer tüyleriniz diken diken olmuyorsa, bu vatan topraklarında yaşamak... Devamı uçsuz bucaksız! Umut ediyoruz ki Mart ayında Türkiye, dik duruşunun ve geleceğinin peşinden koşmaya devam eder. Bir hikaye ile devam etmek istiyorum...

Kral Nemrud, İbrahim peygamber’in ateşte yakılması emrini verdikten sonra, askerler şehrin meydanına odunlardan büyük bir yığın yapmış. Ve sonra odunları tutuşturmaya başlamışlar ve alevler bir zaman sonra o kadar yükselmiş ki, çocuklar bulutların tutuşacağını sanmış. Etraftaki hayvanlar dahi oradan uzaklaşmaya başlamış.

Nemrud, İbrahim peygamberi mancınıkla ateşin tam orta yerine atacak ve böylece ne güçlü bir kral olduğunu herkese ispatlayacaktı. Ve tam o sırada bir karınca, ağzında taşıdığı küçücük bir damla su ile boyu göklere varan, cehennemi andıran ateşe doğru koşa koşa gidiyormuş.

Gagasında taşıdığı dal parçasını ateşe atmak üzere uçan bir karga, onun bu telaşını görüp sormuş: “Bu acelen niye karınca? Nereye böyle?” Ağzında bir damla su taşıyan karınca, o bir damlayı ellerinin arasına alıp, “Duymadın mı? Nemrud, İbrahim peygamber’i ateşte yakacakmış. İşte ateşin olduğu yere su götürüyorum.", demiş. Bu sözleri duyan karga kahkahalarla gülmeye başlamış.

“Hiç aklın yok mu? Sen şu ateşe dönüp yüzünü hiç bakmadın mı? Ne kadar büyük! Senin bir damla suyun o ateşe ne yapabilir ki?” demiş karga.

Karınca, yolundan dönmemiş ve azimle devam ederek “olsun” demiş. "Hiç olmazsa safım belli olur."

Bizim de o hesap işte... Mart ayında; "Hiç olmazsa bizim de safımız belli olacak!".
Türkiye’nin bir zenginlik olarak gördüğümüz tüm farklılıklarını birbirinden ayırmak, birbirine rakip ve düşman gibi göstermek kimin haddine! Selahaddin Eyyübi’nin sancağı altında Kudüs’ü fethederek, orayı bir barış ve huzur şehrine çeviren ordunun neferleri, biz değil miyiz? Çaldıran’da, Yavuz Sultan Selim’in ordusunda birbirine kardeş olan biz değil miyiz? Yemen’de, Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Kut-ül Amare'de vatan topraklarını birlikte savunan, birlikte şehit olan, birlikte gazi olan biz değil miyiz? Kurtuluş Savaşı’nın kahraman evlatları hep birlikte biz değil miyiz? Cumhuriyet’i kuran ve ortak idealler ve ortak hedefler doğrultusunda yüceltenler bizler değil miyiz? İstiklâl Marşı'nı dinlerken hepimizin yüreği kabarmıyor mu? Yemen türküsünü dinlerken, hepimizin gözleri yaşarmıyor mu? Fuzuli’nin şiirleri nasıl ruhumuza hitap ediyorsa, Ahmedî Hanî’nin dizeleri de aynı şekilde bizi duygulandırmıyor mu?

Neşet Ertaş “Gönül dağı” dediği zaman her birimizin tüyleri ürperiyor. Aynı şekilde Şivan Perver “Halepçe” dediğinde, “Hazal” dediğinde, gönül dünyamızın derinliklerine dalıyor. Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, bu toprakların mayasını yoğururken; Cudi’nin, Munzur’un eteklerinde dolaşan Tekbeyzerde aynı topraklara, aynı kardeşlik mayasını atıyor.

Horon bizim... Horon bizim horonumuz, zeybek bizim zeybeğimiz, halay bizim halayımız, zılgıt bizim zılgıtımız. Bizi birbirimizden ayırmak kimin haddine! Bizim kardeşliğimize kastetmek kimin haddine! Bizi birbirimize düşürmek; düşman eylemek kimin haddine! Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm vatandaşlarını birbirine ayrı gayrı görmek, kimin haddine! Bu ülkede her etnik kökenli insan, Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle bizim kardeşimizdir, buna kimse gölge düşüremez... Gölge düşüremez!

Değerli kardeşlerim, evlat acısından daha büyük bir acı yoktur. Allah hiç kimseye bunu yaşatmasın. Hiç kimsenin ocağına bu ateşi düşürmesin. Ama son 25-30 yıldır, ülkemin doğusunda batısında, kuzeyinde güneyinde, nice annelerin çalan her telefonla yürekleri ağızlarına gelmiştir. Elleri telefona uzanırken, hasret gidermekle, şehadet haberini almak, ölüm haberini almak arasındaki derin uçurumda kalmıştır. Bunu gittiğim bir evde yaşadım. Bir şehit evi... “Oğlum o gün beni aradı. Anne ben, şu anda dipsiz bir yola çıktım gidiyorum. Dua et ama şehadeti de özlüyorum” diyor ve 24 saat sonra oğlunun ölüm haberini alıyor. Göğsündeki cebinden çıkmış olan emanetleri bana gösterdiklerinde de, orada hakikaten benim de bünyem sarsıldı. Çünkü orada abdest almıştı...

Hangi annenin yüreği dayanır, hangi annenin kalbi bu acıyı kaldırır. Hep derler ya “büyüttüm besledim asker eyledim, gitti de gelmedi yavrum, buna ne çare” diyerek ağıtlar yakan bir anneyi, hangi etkileyici söz teselli edebilir? İşte yaklaşık 30 yıldır nice annemiz Ağrı Dağı gibi, Munzur gibi, Cudi gibi, Erciyes gibi, Kaçkar gibi olduğu yerde yığılıp kaldılar, hep bunu yaşadılar ve babaların gözyaşı sel oldu içine aktı. Anneliğin ideolojisi yoktur, anneliğin siyaseti yoktur! Sağcılığı solculuğu yoktur. Oğlu her ne sebeple hayatını kaybetmiş olursa olsun, Yozgat’taki anne ile, Hakkâri’deki anne oğullarının başında aynı duayı ediyorsa, evladı için Yasin ve Fatiha okuyorsa, cemaat aynı kıbleye dönüyorsa, burada çok ciddi bir yanlışlık olduğu ortadadır!
Prime Minister of Turkey Recep Tayyip Erdoğan

26 Aralık 2013 Perşembe

Youtube Telif Hakkı Bildirimi Göndermek

Youtube Telif Hakkı Bildirimi Göndermek

Ve Rümeysa Osmanoğlu Youtube üzerinde copyright dmca protection avına çıktı. Merhaba hanımlar, çok heyecanlı bir konu ile karşınızdayım. Hepinizin de bildiği gibi Çeyizlik Elişleri Elegance Handicrafts youtube kanalımızı açalı 6 ay oldu. Bugün burada youtube telif hakkı bildirimi göndermenin püf noktalarından bahsedeceğim. Emeğinin karşılığını hiçe sayan gereksiz hücreler birer ikişer videolarımızı indirmiş ve kanallarına yüklemiş. Videolarımızı elbet indirebilirsiniz, ancak internet ortamına yüklememe koşulunu tarafımızda saklı tutarız. Videolarımızı kanallarına yükleyen kullanıcılara karşı hukuki haklarımızı sonuna dek savunacağımızı belirtmek isterim. Bu sebeple yılın her ayının farklı birkaç gününde çalıntı video avına çıkacağımızı duyurmak istiyorum.

youtube telif hakki dmca protection logo
Dmca protokolü gereği, youtube telif hakkı bildirimi bölümünü incelemenizi tavsiye ediyorum. Peki bu sayfada neler var? Youtube içeriğinizi yönetme panelinde, telif hakkı bildirimi gönderebileceğiniz sayfaya ulaşabileceğiniz bağlantı var. Bu bağlantı size, bildirim göndermeden önce kısa bir bilgi veriyor.

Burada dikkatinizi çekmesi gereken en önemli bilgi;
Bir hak ihlali bildirimi göndererek içeriğin kaldırılmasını istemeyi seçerseniz, hukuki bir süreç başlatmakta olduğunuzu lütfen unutmayın. Yanlış hak taleplerinde bulunmayın. Bu sürecin hatalı kullanımı, hesabınızın askıya alınmasıyla sonuçlanabilir veya başka yasal sonuçları olabilir.

Yani, içeriğinizin %100 sahibi siz olmadıkça bu seçeneği kullanmamalısınız. Aksi halde yasal yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz.

Eğer içeriğinizin tamamının size ait olduğunu düşünüyorsanız ve hala telif hakkı bildiriminde bulunmak istiyorsanız telif hakkı şikayeti gönder bağlantısına tıklayarak ilgili sayfaya geçiyorsunuz. Bu sayfa telif hakkı şikayeti göndermenin ilk adımıdır.

Karşınıza çıkan bu ilk sayfada, "Telif hakkı ihlali (Bir kişi eserimi kopyaladı)" seçeneğini işaretleyin. İşaretledikten sonra, hemen altında çıkan seçenekte, "Benim!" tıklayarak devam edin.

Sonraki adım, eğer karşınızda profesyonel bir sahtekar varsa, çıkacak anlaşmazlıkta tarafların kişisel bilgilerinin doğruluğu amacı ile birlikte doğabilecek hukuksal sürecin gerçek kişiler tarafından temsil edilebilmesi için bu bölümü dolduruyoruz. Eğer videolarınız size aitse gönül rahatlığı ile doldurup işleme devam edebilirsiniz. Çünkü doğabilecek her türlü hukuki yaptırımların sorumlusu, videonuzu çalan kanal sahibi olacaktır.

Eğer gerçekten youtube iş ortağı olmanın gerekliliklerini yerine getiren orjinal bir kullanıcı iseniz, burada sizi endişelendirecek herhangi bir seçeneğin olmadığını göreceksiniz.

"Aşağıdaki kutuları işaretleyerek, iyi niyetle belirtirim ki:" seçeneklerini okuyup onayladıktan sonra, "Şikayet Gönder" butonuna tıklayarak, Telif hakkı bildirimimizi gerçekleştirmiş oluyoruz.

Bu aşamadan sonra ne oluyor?
İçiniz rahat olsun, arkanıza yaslanın ve Digital Millenium Copyright Act yani Dijital Binyıl Telif Hakkı Yasasının işlemesini bekleyin. Youtube telif hakkı ekibine ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu konuda işlerini mükemmel yapıyorlar ve yoğunluğa göre 48 saat içerisinde içeriği kaldırıyorlar veya sizden daha fazla bilgi istemek için geri dönüş yapıyorlar. Aşağıdaki resimde örnek bir telif hakkı bildirimi sonucunu görüyorsunuz. Videomuzu çalan bir kullanıcının kanalındaki videomuzun bağlantısına tıkladığımızda bu şekilde bir görüntü karşımıza çıkıyor.

youtube telif hakki bildirimi
Son olarak ben Rümeysa Osmanoğlu, diyorum ki;
Telif hakkı, kul hakkıdır. Her kul hakkı da ahirete bırakılmaz. Siz değerli Çeyizlik Elişleri Elegance Handicrafts ziyaretçilerime önerim, eğer youtube kanalınız varsa, videolarınızı da kendiniz üretiyorsanız, mutlaka haklarınızı bilin ve haklarınıza sahip çıkın. Telif hakkı bildiriminde bulunduğunuz andan itibaren, size bildirimi geri çekmenizi gereken bir e-mail gönderilirse, kesinlikle geri çekmeyin. Çeşitli bahaneler öne süren ve telifleri geri çekmem gerektiğini söyleyen onlarca e-mail aldım. Bu tarz e-postaları umursamayın, hedefinize odaklanın.

Bu yazı benim için oldukça keyif verici oldu. Bir başka yazımda daha görüşmek dileğiyle...

Not: Bu telif hakkı yazımı bile kaynak göstermeden kopyalayan üçkağıtçılar olacaktır. Onlar içinde google dmca formu doldurduğumu belirtmek isterim. Sıralamada bağlantıları siliniyor haberleri yok. Haybeye seo yapıp duruyorlar ondan sonra. Herşey bir telif formuna bakıyor çok şükür. Gözümüzden kaçanları da Allah'a havale ediyoruz zaten.

Hadi kalın sağlıcakla :)

22 Ekim 2013 Salı

Pırlant Zarafet ve Stil Sahiplerine Hitap Ediyor

Pırlant Zarafet ve Stil Sahiplerine Hitap Ediyor

Şu insan ömründe yaşamınızı farklı kılacak önemli aksesuarlar vardır. Pırlanta tutkusunun tasarımla buluşması. Türkiye'de bunun en ayrıcalıklı örneği www.pirlant.com.tr Asillere layık konseptleriyle büyüleyici ürün gamı, son teknoloji teknik destek alt yapısı ve seçkin mağazaları ile Pırlant hizmetinizde. Zamanın değerini bilenler için tasarlanmış birbirinden güzel saat modelleri arasından şu modele bayıldım.

pirlanta swarovski tasli saat modelleri

Zarafet ve şıklığınızı tamamlayacak tasarımlar, son teknoloji ile üretilen benzersiz ürünler ve siz değerli üyelerine özel fırsatları sunan Pırlant, yarım asra yakın bir tecrübeyle huzurunuzda olmaya devam ediyor. Zengin mücevher ve saat koleksiyonları ile İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya'da bulunan müşteri odaklı 22 mağazasını ziyaret edebilirsiniz. Bulunduğunuz şehir farklı ise web sitemizi hemen ziyaret etmenizi öneriyoruz.

Özel günlerinizde sevdiğinizin sadece o anına değil, günlük hayatına da dokunabilmeniz için çarpıcı detaylarla tasarlanmış ve üstün kalitede üretilmiş Pırlant ürünlerini hediye edebilirsiniz. Kadınlar başlı başına birer zarafet örneğidir. Ancak onları etkileyebilmek ve özel olduklarını hissettirmek o kadar da zor değil. Her cebe ve isteğe uygun beklentilerin üzerinde seçkin ürün yelpazesi ile Pırlant sizin parmağınızın ucunda. Stil sahibi baylar için özel hazırlanan, sevdiklerinizin hislerini açığa çıkaracak nadide tasarım harikası ürünlerimizle günlük hayatın her alanında daima önde olun. Tecrübe ve profesyonelliği yaşamınıza yansıtmak sizin elinizde.

Peki siteye giriş yaptığınızda sizleri neler bekliyor olacak?
  • Saat, kalem ve takı aksesuarları menüsü altında prestijli markaların zengin ürün gamını bulacaksınız.
  • Markalar menüsü altında sizi cezbeden dünyaca ünlü herhangi markadan birine ait ürün tiplerini listelemiş olacaksınız.
  • Kampanyalar menüsü altında kaliteyi size uygun fiyatla buluşturan çok özel fiyat seçeneklerini göreceksiniz.
  • Konseptler bölümünde, 1S, 2S ve 3S pırlant konseptleri hakkında detaylı bilgiye sahip olacaksınız.
  • Dilerseniz mağazalar menüsünden Pırlant'ın Türkiye'deki 5 büyük mağazasını görebilir ve yerinde ziyaret edebilmek için bilgi alabilirsiniz.

Pirlant.com.tr üzerinden yapacağınız alışverişlerde sizi bekleyen ayrıcalıklar; Ücretsiz Kargo, 7 Gün iade ve Değişim, Hızlı gönderi ve tüm ürünlerde 2 yıl garanti ile size ulaşmaktadır. Kampanyalardan ve size özel fırsatlardan faydalanmak için kayıt olabilir ve konsept ürünlerini inceleyebilirsiniz.

4 Eylül 2013 Çarşamba

Evde Kendi Kendinize İngilizce Öğrenebilir Misiniz?

Evde Kendi Kendinize İngilizce Öğrenebilir Misiniz?

İnteraktif görsel dil eğitim programlarını denediniz mi bilmiyorum ama benim sizlere tavsiyem Rosetta Stone ve Tell Me More. Her iki ürünün de faydaları sizi fazlasıyla cezbedecek şekilde. Kolay olan hiçbir şey yoktur elbette. Ancak yabancı dil öğrenmek isteyenler için hazırlanmış bu programlar, işimizi daha da kolaylaştırarak, dil öğrenme yükümüzü önemli ölçüde hafifletmektedir. Burada önemli metodları ele alacağız.

blue world face logo
evde kendi kendine calisarak dil ogrenebilir miyim
Rosetta Stone yada Tell Me More tarzındaki görsel yabancı dil eğitim programlarını kullanarak dil çalışan öğrencilerin çoğu aşağıdaki yöntemleri uygulamazlar. Bu eksiklik sebebiyle de sonuca ulaşamayıp, sorunu programda aramaya başlarlar. Hızlı bir şekilde programın kişiye sunduğu leveller bir an önce bitsin diye uğraşıp dururlar. Oysa bu bir oyun değildir. Dil öğrenmek ciddi bir iştir ve siz bu eğitim setlerine başladığınızda yoğun bir programın içerisine girmiş oluyorsunuz. Amacınız level bitirmek değil, adım adım öğrenmeye çalışmak olmalıdır.

dil nasil ogrenilir calisma ip uclari
Dil Uygulamalarında Kullanacağımız Teknikler Nasıl Olmalıdır?
  • Rosetta Stone yada Tell Me More dil program paketlerinden biriyle çalışırken önünüzde mutlaka açık bir defter olmalıdır. Anlayamadığınız bazı şeyleri, vakit geçirmeden not etmelisiniz. Burada dikkat etmeniz gereken nokta, not alıp hemen ikide bir kitaba bakmak şeklinde olmamalıdır! Günlük çalışma seansınız bittiğinde notlarınızı tekrar etmelisiniz ki, program akıcılığı sürekli dur devam et şeklinde olmasın.
  • Gramer ciddi bir iştir ancak fazla takılmamalısınız. Dil öğreniminiz zamana yayarak, programın size sunacağı püf noktalara yer vermelisiniz. Burada önemli olan kısım, her ne olursa olsun başucunuzda kolayca erişebileceğiniz bir gramer kitabınız mutlaka olmalıdır. Rosetta Stone ve Tell Me More uygulamalarında anlayamadığınız şeyler karşınıza çıkacaktır ve bunları defterinize not edecek ve kitabınızdan bakacaksınız.
  • Rosetta Stone ve Tell Me More setlerinin içinde olan cümlelerin listesi setinizin içinde olması gerekir. Sık sık sesli okuyarak tekrar yapmalısınız. İlk etapta zihniniz  kelimeleri Türkçe'ye çevirmeye odaklansa da, sonradan pratiğe döndüğünüzde bunu aşmış olacak ve deyim yerindeyse adeta otomatiğe bağlayacaksınız.
  • Burada en önemli nokta bence burası. Rosetta Stone ve Tell Me More programlarıyla verilen mp3 derslerini acele etmeden ünite ünite dinlemelisiniz. Anlayamadığınız kısımları yazılı dökümanları ile takip etmelisiniz. Mp3'lerin sizlere söylediği cümle ve kelimeleri defterinize yazmaya çalışın. Bu şekilde hem yazmanız, hem de anlamanız gelişecektir. Düzenli olarak sesli tekrarlar ile her gün dil eğitiminde bir adım daha yol katettiğinizi göreceksiniz.
  • Dil eğitim setinizdeki level programları tamamen bitirdiğinizde, setinizdeki kelimeler listesini bir cep defterine yazın yada kendi sesinizle telefonunuza kaydedin. Bu şekilde yapacağınız tekrarlar ile kelime hazineniz kalıcı ve unutulmamak üzere hafızanıza yerleşir.
Dikkat;
Dil konusunda tecrübe edinmek için bu püf noktalara ihtiyacınız olacaktır. Öyle ki, yeni başlayan her aday bu adımları uyguladığında, başarılı olmaması neredeyse imkansız olacak. Yapılan en büyük yanlış kısa zamanda level bitirme derdinde olup, bilgisayar karşında bıkkın, sıkılmış bir halde olmaktır. Ne istediğinizi iyi bilin. Önemli olan öğrenmek ise, adımları öğrenerek ilerleyin.

birden fazla dil ogrenirken uygulanmasi gereken metodlar
Bir diğer önemli husus ise, örneği bir sete çalışıyorsunuz. "Ama neden ben hala alt yazısız film izleyemiyorum?" "Şimdi burada ne dedi, anlayamıyorum, konuşamıyorum." gibi olumsuz düşüncelerle kendini yıpratmayın. Demoralize olmak sizi geriye iter. Bu uzun soluklu bir iş ve çalıştığınız her an sizlerin kâr tablonuza yazılıyor olacaktır. Bir kitaptan diğerine geçmeyin. Başladığınız işi mutlaka bitirin. Tekrar edin ama mutlaka bitirerek tekrar edin. Dil eğitiminde başarılı olanlar, süreklilik göstermiş kişilerdir. Emeğiniz asla boşa gitmeyecektir.

Örneğin Rosetta interaktif eğitim setiniz var. Ve level 3'e kadar geldiniz. Bu seviyede artık sistemi oturtmuş olduğunuz için, set dışında öyküler, hikaye kitapları, dünya klasikleri, testler, ve daha pek çok kaynağa yönelebilirsiniz. Hızınız bu noktada 2'ye katlandığında sürekli başka kaynaklara odaklanmayın. Burada önemli olan setinizi kavramaktır. Diğer kaynaklara sürekli baktığınızda, setinizin eksik olduğu düşüncesine kapılabilirsiniz. Oysa bir set tamamen bitmeden sorgulanmamalıdır. Ayrıca sorgulansa dahi, emin olun ki size sunulan set tamdır. Sadece kavrama yeteneğiniz üzerinde değişikliklere gitmeniz gerekebilir.

dil ogrenmek isteyenler icin onemli notlar
Yoğun dil çalışmalarında şimdilik önerebileceğim önemli püf noktalar bu kadar.
Kolay gelsin setiniz hayırlı olsun.

10 Kasım 2012 Cumartesi

Atatürk'ü Saygı ve Dua ile Anıyoruz 1881-193∞

Atatürk'ü Saygı ve Dua ile Anıyoruz 1881-193∞

Atatürk, 10 Kasım 1938 günü hayata gözlerini kapattığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi şu bildiriyi yayınlamıştı...

''Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin resmi tebliğidir: Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir. Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu Şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız."


İmzası da kendisi gibi eşsizdi. Onun gözlerini kapattığı, 72 yıl oluyor. Sonsuz kavramı, onun aramızdan ayrıldığı yıl içindeki 8 ile 193∞ sonsuzluğa uzanıyor. Geride sadece onun “zatına ait” olarak kaydedilen bu üç kalem eşya kalmış: Bir tablo... Bir saat... Ve bir termometre... 72 yıl olmasına rağmen her günümüz onu anarak,onun yaptıklarından bahsederek ve onun; bize emanet ettiklerini nasıl korumaya çalışacağımızı düşünerek geçti....*

Atatürk hd fotoğraf koleksiyonu Atatürk bahçede dinlenirken Atatürk köylü çobanlarla konuşurken Atatürk Tbmm görüşmesinden çıkarken Atamızı Saygı ve Rahmetle Anıyoruz